25 Mayıs 2008 Pazar

kuryeler




Fastfood Kuryeleri:

Yabancı fastfood firmaları, yerli fastfood restorantlara göre maaşlarda her zaman daha avantajlıdırlar, çünkü asgari ücretin 40-50 ytl üstünde bir ücretle işe başlarsınız. Kıdeminize göre maaşınız artar. ancak bu artışlar küçük meblağlardır. O nedenle işe girerken, ilk anlaşmada alacağınız ücreti baz alınız hep. Çünkü o maaşla istisnalar dışında uzun süre çalışıcaksınız demektir. Ayrıca şubelerini genelde bölgeyi çok iyi araştırıp öyle açarlar ve açtıkları mecrada genelde kalbur üstü kitleye hitap eden yada yoğun olan bölgelerdir, e tabi buda bahşişlerinize yansır. sırayla çalışırlar, bir monitörde sıradaki kuryenin adı geçer falan, dakika garantileri vardır, motosikletlerinde ısıtıcısı olan bile vardır, teknolojiktir biraz +bahşişlerYerli fastfood firmaları yine istisnalar dışında asgari ücretle personel alır. En çok personel değişen kurye sınıfı, çünkü çok uzun mesailer, düşük ücretler, emeğin karşılığını alamama durumu söz konusudur. 10-12 saatlik mesaileri vardır. birde firmanın ciddiyetine göre motorcuya kuryeliğin dışında, paketin az olduğu zamanlarda ek işler yaptırırlar ki insanı deli eder. Garsonluk, boşları toplamak gibi.+ bahşişler Her ikiside mesailerinin her dakikasında motosiklet üstünde olmazlar. pizza kutularını katlarlar, çay içer, şakalaşırlar. Paketlerin yoğunluğuna göre çalışırlar, dakika garantileri vardır, ağırlıklı trafikte oldukları saatler, öğlen ve akşam servisleridir. Öğlen 11:30-13:00, akşam 18:00-21:00 gibi. Genellikle scooter kullanırlar. Adres bilgisi lazımdır, olmasada çabukça öğrenmelidir. yoksa hesaplar cepten gider. firmanın verdiği üniformayı giyerler, kışın fosforlu bir yağmurluk ve alt, yazın logolu bir tişörttür bu genelde. Yakıt ve servisi işyeri karşılar


Ecza depoları ve kargo şirketleri:

Fastfoodlardan sonra bir üst kademe diyebiliriz. Personelin özgeçmişine daha çok dikkat ederler ve genelde, paketçi vb işlerde bir süre çalışmış insanları almaya özen gösterirler, tecrübe ararlar, süreklilik ararlar ve o nedenle de askerliği bitirmişlik ararlar, Maaşıda buna göre yükselir, firmaya göre değişmekle beraber başlangıçta 500-550 ile başlayan ve yükselen bir grafik izler. Fastfoodçularla kıyaslandığında ecza depoları iş şartları nedeniyle her an onlar kadar telaşlı ve tempolu sürmemekle beraber zaman zaman acil siparişlerde bu değişebilir. Bir Gün içerisinde mesai saatleri fastfoodçulara nazaran kısa da olsa, motosiklet üstünde geçirdikleri zaman çok daha fazladır. Arada dinlenip bir çay içmek, yemek için molaları vardır, sonra devam ederler. Gelir giderler sürekli genelde. Tabi deponun yoğunluğuyla alakalı birazda. ancak şu kesinki gün içerisinde yaptıkları kilometre paketçiye göre çok fazladır. Adres bulma stresleri fastfoodçulara göre daha azdır, işleri eczanelerle olduğu için çok fazla ara sokaklara, çıkmaz yollara girmezler, kafaları karışmaz ve sürekli değişen bir adres grafikleri olmadığı için ezberlemeleri zaman almaz. Yakıt ve servisi işyeri karşılar, Firmanın verdiği korumalı giysileri giyerler.Büyük şehirler dışında moto kurye olarak yapılabilecek benim tespit ettiğim en yüksek gelirli iş ecza depoları ve kargo şirketleridir. Çünkü profesyonel evrak kuryeliği diğer illerde henüz yaygın değildir.


Profesyonel Kurye Firmaları:

Çok amaçlı olmakla beraber çoğunda bir motosiklet grubu vardır, öncelikli amaç önemli evrakları hızlı ve zamanında yetiştirmektir. Çalışanlar maaşlı yada prim usülü çalışırlar. Motosiklet deneyimi olmayanları almazlar, ustalarla çalışırlar. firmanın politikasına göre kendi motosikletleri vardır, yada motosikletiyle kurye alıyordur veya her ikiside olabilir. Gelirleri yaptıkları işle orantılıdır birazda, birazda kıdemle sanıyorum. % kaç prim aldıkları hakkında fikrim yok ancak tahminimce oda firmaya ve çalışma süresine göre değişken olmalı. Mesaileri diğer sınıflara göre daha kısadır. Motosikletleri viteslidir, 125 cc ve üstünü kullanırlar genelde. hemen hemen hepsi korumalı kıyafetler giyerler. Motosikletlerinin bakımları ve yakıtı kendilerine aittir. Yalnız maaşından tutunda sigortasına kadar o kadar farklı çalışan kuryelerle tanıştım ki, burdan sonrası biraz karışık gibi, sigortasını kendisi yatıran kurye arkadaşım vardı, ama geliri çok çok iyi tabi. Maaşı iyi olup sigortasına karışmayan prim almayan kuryelerde mevcuttur. Tercihe ve firmaya göre değişiyor sanırım. örnek olması açısından incelemenizi öneririm. http://superkuryem.blogspot.com/

6 Mayıs 2008 Salı

Daha iyi bir fotoğrafçı olmak mı istiyorsunuz?

Daha iyi bir fotoğrafçı olmak mı istiyorsunuz? Size tüm gereken yalnızca biraz bilgi ve deneyim. Bazı önemli fotoğraf çekimi ipuçları için okumaya devam edin. Ardından, makinenizi alıp harika fotoğraflar çekmeye başlayın.
1 - Fotoğrafını çektiğiniz kişinin gözünün içine bakınGerçek yaşamda olduğu gibi, fotoğraf çekerken kişinin gözünün içine bakmak arada bir bağ oluşturur. Birinin fotoğrafını çekerken, o manyetik bakışların, büyüleyici gülümsemenin gücünü ortaya çıkarabilmek için makineyi kişinin göz seviyesinde tutun. Çocuklar söz konusuysa, bu onların boyuna inmeniz gerekiyor demektir. Çektiğiniz kişinin her zaman makineye bakması gerekmez. Tek başına göz seviyesi açısı sizi resmin içine çeken kişisel ve davetkar bir duygu yaratır.
2 - Sade bir arka plan kullanınSade bir arka plan fotoğrafını çektiğiniz objenin daha iyi görüntülenmesini sağlar. Makinenizin vizöründen bakarken çektiğiniz objenin çevresini inceleyin. En sevdiğiniz yeğeninizin kafasından çıkan antenler, kulaklarından sarkan arabalar olmaması için özen gösterin.
3 - Dış mekanda flaş kullanınParlak gün ışığı yüzde istenmeyen derin gölgeler oluşturabilir. Yüzü aydınlatmak için flaş kullanarak gölgeleri yok edin. Güneşli havalarda insan resmi çekerken flaşınızı açmayı unutmayın. Dolgu flaşı (fill-flash) modunu ya da tam flaş (full-flash) modunu seçebilirsiniz. Fotoğrafını çektiğiniz kişi en fazla 1,5 metre uzaklıktaysa dolgu flaşı, daha uzaktaysa tam flaş modu gerekebilir. Dijital bir fotoğraf makinesiyle sonuçları incelemek için fotoğraf görüntüleme panelini (LCD ekran) kullanın.Bulutlu günlerde varsa sürekli flaş modunu seçin. Flaş insanların yüzünü aydınlatır ve yüz hatlarının öne çıkmasını sağlar. Bulutlu günlerin hafif ışığı bazen hoş sonuçlar verebildiğinden, flaşsız olarak da fotoğraf çekmeyi deneyin.
4 - Daha yakına gidinFotoğrafını çektiğiniz nesne arabadan daha küçük bir objeyse, deklanşöre basmadan bir, iki adım yaklaşıp zoom kullanın. Amacınız fotoğraf karesini fotoğrafını çektiğiniz objeyle doldurmak olmalıdır. Yakın çekimle, kalkmış bir kaş ya da serpiştirilmiş çiller gibi anlam katacak ifadeler yakalayabilirsiniz.Ancak fazla yakına giderseniz fotoğrafınız bulanıklaşır. Çoğu fotoğraf makinesinin en yakın odak mesafesi yaklaşık 90 cm ya da makinenizden bir adım uzaklıktadır. Fotoğraf makinenizin en yakın odak mesafesinden (emin olmak için makinenizin kullanım kılavuzuna bakın) daha yakına giderseniz fotoğraf bulanık çıkar.
5 - Fotoğrafını çektiğiniz objeyi tam ortalamayınSahnenin tam ortası, gösteri yapan kişi için bulunmaz bir yerdir. Ancak, fotoğraf karenizin tam ortası için aynı şeyi söylemek doğru değil. Çektiğiniz nesneyi fotoğraf karesinin tam ortasından hafif yana kaydırarak, fotoğrafınıza hayat verin. Vizörünüzde karelerden oluşan bir oyun tahtası olduğunu varsayın. Şimdi fotoğrafını çektiğiniz nesneyi tahtadaki karelerden birine yerleştirin.Otomatik odaklı bir fotoğraf makineniz varsa, bu tür makinelerin çoğu vizörün ortasında bulunan nesneye odaklanacağından, odağı kilitlemeniz gerekir.
6 - Odağı kilitleyinÇektiğiniz obje, fotoğrafın tam ortasında değilse net bir fotoğraf elde edebilmek için odağı kilitlemeniz gerekir. Otomatik odaklı fotoğraf makinelerinin çoğu fotoğrafın merkezinde ne varsa ona odaklanır. Ancak fotoğraf kalitesini artırmak için çoğu zaman çektiğiniz nesneyi tam ortadan hafif yana kaydırmanız gerekir. Bulanık bir fotoğraf çekmek istemiyorsanız, önce çektiğiniz nesne tam ortadayken odağı kilitlemeli, ardından da nesne ortadan yana kayacak şekilde kompozisyonu değiştirmelisiniz. Odağı genellikle üç adımda kilitleyebilirsiniz. Önce, nesneyi tam ortaya yerleştirin ve deklanşörü yarım basılı halde tutun. İkinci olarak, deklanşör hala yarım basılı halde makinenizi oynatarak nesneyi ortadan yana kaydırın. Üçüncü ve son olarak, fotoğrafı çekmek için deklanşöre tam olarak basın
7 - Flaşınızın etki mesafesini öğreninFlaş kullanılırken yapılan en yaygın hata flaşın etki mesafesi dışındaki nesneleri çekmektir. Bu neden yanlış? Flaş etki mesafesinin uzağından çekilen fotoğraflar karanlık olacağı için bu yanlıştır. Birçok fotoğraf makinesinde maksimum flaş etki mesafesi 4,5 metreden (yaklaşık 5 adım) daha kısadır.Sizin makinenizin flaş etki mesafesi nedir? Makinenizin kullanım kılavuzuna bakın. Bulamadınız mı? O zaman işi şansa bırakmayın. Çekeceğiniz nesneden 3 metreden daha fazla uzaklaşmayın. Film kullananlar Kodak Ultra film kullanarak flaş etki mesafesini artırabilir.
8 - Işığa dikkat edinFotoğrafını çektiğiniz nesneden sonra fotoğrafın en önemli öğesi ışıktır. Işık çektiğiniz fotoğraftaki her şeyin görünümünü etkiler. Anneannenizi çekerken, yandan vuran parlak gün ışığı kırışıklıkları belirginleştirir. Oysa bulutlu bir günün loş ışığı aynı kırışıklıkları gizler. Çektiğiniz nesne üzerine fazla ışık düşmesini istemiyor musunuz? O halde ya kendiniz yer değiştirin ya da çektiğiniz nesnenin yerini değiştirin. Manzara fotoğrafı çekerken, ışığın kavuniçine çaldığı ve tüm arazi boyunca uzanıp gittiği sabahın erken ya da akşamın geç saatlerini deneyin.
9 - Birkaç dikey resim çekinFotoğraf makineniz dikey duramıyor mu? Dikey fotoğraf çekmek için yana doğru hiç yatırmadıysanız elbette duramaz. Dikey bir fotoğrafta her tür nesne daha iyi görünür. Sarp kayalar üzerindeki bir fenerden Eiffel Kulesine, bebek havuzunda zıplayıp duran 4 yaşındaki yeğeninize kadar her şey. O halde bundan sonraki denemenizde fotoğraf makinenizi yana yatırıp dikey bir iki resim çekmeye özen gösterin.
10 - Yönetmen gibi düşününFotoğraf çekerken denetim sizde olsun; fotoğrafların kalitesinin ne kadar arttığını siz de görün. Yalnızca bir fotoğrafçı gibi değil bir film yönetmeni gibi hareket edin. Film yönetmeni her şeyi kontrolünde tutan kişidir. Yer seçimini yönetmen yapar: "Herkes arka bahçeye çıksın." Aksesuarları yönetmen seçer: "Kızlar, pembe gözlüklerinizi takın." İnsanları yönetmen organize eder: "Şimdi biraz daha yaklaş ve kameraya doğru eğil."Fotoğraf çekerken çoğu zaman bu kadar müdahaleci olmanız gerekmez ama ne demek istediğimizi anlamışsınızdır: Fotoğraf çekerken denetimi alın ve kendi fotoğraf ödüllerinizi kazanın.